maxi etek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
maxi etek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ağustos 2012 Çarşamba

Maxi Etek - Saks Mavisi

Ramazan'ın 12 günü geride kaldı. Aslında bu fotoğrafları çekeli de bir hafta oldu. Ramazan'ın yoğunluğu ve yorgunluğuyla bir türlü yazamadım ki. Siyah beyaz eteğimi burada görmüştünüz. Bu kez saks mavisiyle kullandım. Ceket de çok kullanışlı rahat bir kumaştan. İftar sonrası gece yarısına kadar uzayan bahçe muhabbetinde lazım olur diye yanımda bulunsun dedim.
Rabbim bu sıcaklarda çalışarak oruç tutanların yardımcısı olsun. İlk hafta 7'ye kadar kafamı pencereden bile çıkarmadan geçirmiştim fazla zorlanmadan. Sonraki birkaç gün işlerim vardı, Allah'ım, iftardan sonra da kendime gelemedim güneş çarpmış gibiydim. 
İftar davetleri gibisi yok, her gün güllaçımı yapıyorum nereye gitsek götürüyorum. Yarın da arkadaşlarımız bizde olacak. Allah utandırmasın. Bu ara kızım rahatsız, bütün vücudu kızardı, bazı yerleri su topladı, salgın varmış, Rabbim şifa versin.
İftardan sonra gezmek çok zevkliymiş, eşimin doğum günü bahanesiyle kendimizi Çınaraltı'na attık önce geçen hafta, ertesi gün bağdat caddesi, boş trafik serin hava, İstanbul'a doyum olmaz dimi.
Görüşmek üzere!

Şal; İpekevi
Gömlek; Defacto
Ceket; Adil Işık
Etek; Serpil collection;)




18 Temmuz 2012 Çarşamba

Şal Desenleri - Salaş Mod

Resimler haftasonuna ait, bir türlü yayınlayamamıştım. Maxi etek, parmak arası terlik attım bu kez kendimi sahile. Çok da rahat oldu. 
Şal desenli eteğimi birkaç sene önce almıştım, bu sene de bu kumaşlar çok moda. Şal desenli tunikler, elbiseler her yerde.
Bu aralar resimler arasında kayboluyorum, Instagram'a çok takıldım, artık ben de sık sık resim yayınlıyorum. Bunlar da sizin için internetten seçtiklerim. 
Şal desenleri karışık olduğu için düz renklerle kullanıldığında daha şık oluyor.
Sahilde bu resimleri çekmek için bayağı çaba sarfettik. Çook rüzgar vardı ve benim üstümdeki her şey yer değiştiriyordu. Eşim de çekerken bir yandan kızımı omuzlarında taşıyordu. Öyle yani.
Sahil çok kalabalıktı, salıncaktan hemen indirmek zorunda kaldım Asya'yı, tabi bu durumdan hiç hoşlanmadı. Bizim evin yanındaki parka getirdik mecburen, hava da kararmıştı. Bomboş parkta doyasıya sallandı.
Görüşmek üzere!

Şal; İpekevi
Gömlek; Defacto
Etek; Salı Pazarı

19 Haziran 2012 Salı

Maxi Etek - Türkçe Olimpiyatları

Yine bir hafta geçmiş, bir türlü fırsat olmadı yeni yazı yayınlamaya. Geriye doğru gidersek haftasonu Buyaka'daydık. Hemen Green Salad'a attık kendimizi. Burada yazmıştım, çok seviyorum menülerini, Anadolu yakasına da geldiği için çok memnunum. 
Sonra  vitrinleri gezdik bir bir, Kiehl's mağazasına uğradım. Yeni ürünlerimi bir sonraki yazıda anlatmak istiyorum. Bir bakımlıyım bu ara sormayın gitsin. Bu arada haftasonu kalabalığından korkanlardansanız hiç çekinmeyin, Buyaka'nın müşteri portföyü anlaşılan tatilde, çok tenhaydı, mağazalarda 3-5 kişi dolandık durduk.
Buradaki kıyafetlerimi farklı kombinlerle daha önce de gördünüz. Uzun etekleri hırka ve kolyeyle birlikte giyince hoş ve rahat bir görüntü ortaya çıkıyor. Hırka deyince, çok dertliyim, pantolon üstü uzun yazlık model bulamadım bir türlü. En son Mango'dan aldım bir tane ama hem istediğimden kısa hem içini belli ediyor biraz. Bir de delik çıktı, bakalım aynısını bulup değiştirebilecekmiyim. 
Aksesuarlar Almanya, daha doğrusu Belçika hatırası, Primark. Aksesuar için sınır geçen kaç kişiyiz. Tabi Aachen'dan Belçikaya geçmek, İstanbul'da köprüyü geçmek gibiydi. 
Annem 15 günlük izne çıktı, sağ olsun bizde kaldı geçen hafta, Asya'yla ilgilendi. Perşembe günü de hazır fırsat varken Türkçe Olimpiyatlarının kapanış programına gittik Ttnet Arenaya.
50 bin kişilik statta hava boşlukları dahi doluydu, dışarda da büyük bir kalabalık varmış sonradan gördüğüm kadarıyla. Televizyonlarda görmüşsünüzdür. Zaten 9'da başlayacak program için 6'da stat dolmuştu. Servis bizi 4.15te stada bıraktığında da iyi bir kalabalıkta vardı, öyle yani.
Müthiş bir atmosfer vardı. Benim gibi ayfonu internetsiz kullanan biri olunca o coşkuyu anında paylaşamadım. İnternet hizmeti vardı statta ama bağlanmadı bir türlü. Zemine projeksiyondan görüntü yansıttılar. Gerçekten iyi hazırlanılmıştı.
Evet ne denir, stadda bir pankart vardı "Sizleri yetiştiren öğretmenlerin ellerinden öpüyoruz" 
Başbakan alkışlarla karşılandı, o da çiçekler attı. Gerçi ben öğretmenler hakkında söylediği sözler yüzünden kırgın ve kızgınım. Şimdi "Sana dokununca mı kızdın?" diyenler olabilir. Ben ne katıksız hayranlarındanım, ne de her hareketine muhalefet olanlardan. Öyle.
Çıkışta tabiki ortam mahşer yerine döndü. Bir üst geçidi 20 dakikada geçtik. Biz yine iyi geçmişiz. Bir buçuk saate yakın otobüsteki diğer arkadaşların dönmesini bekledik. Eve 2'de vardığımızda başka servislerden de inenler vardı sokaklarda. Gece yarısı çok hoş bir görüntüydü..
Görüşmek üzere!
Şal; İpekevi
Hırka; Koton
Etek; Serpil collection

25 Mayıs 2012 Cuma

Bahar Renkleri - Karpuz Kol Zerafeti

Tiril tiril etekler vazgeçilmezim.Özellikle bunun kesimini çok seviyorum. Bu hırka da Salı pazarı ganimetim. Saatlerce dolaşıp, yorulmuştuk,başıma güneş geçmişti, tek aldığım şey de buydu, pek kıymetli vesselam. Bütün kabarık omuzlu modellere karpuz kol diyorum ama doğru muki? Şimdi bu ki ayrı mı yazılacaktı? Zor iş bizimkisi.
Karşımızdaki okulda yine bir şenlik, bir kutlama, davul sesleri,  hayat size güzel. Kızım da canlı müzikten faydalanıyor, baktım tempo tutuyor davula, kime çekti bu kız:)
Geçen gün diş hastanesine gittim, bir ilgisizlik. Çok acil bir durum olmadıkça diş taşı da temizlemiyorlarmış.  Daha önce de başıma gelmişti, niye devletin ücretsiz hizmetinden faydalanmayayım diye gitmiştim soğanlık diş hastanesine. Doktoru dişimin ağrıdığına ikna etmek için mahkeme raporu gerekiyordu mübarek. Twitterda da yazdım, hangi devlet kurumuna gitsen bir ilgisizlik, baştan savma ya da azarlama,bir havalar. Ücretsiz hizmet olduğunu alttan alttan hatırlatma. Bazen diyorum devletin tek çalışan personeli biz öğretmenleriz galiba. Çocuklardan para almadığımız halde gayet çalışkanız yani kendimle gurur duydum. Bugüne kadar "Buldunuz ücretsiz hizmeti derdiniz bitmiyor" ya da "Bu işe ben bakmıyorum şuna git", "Yok yok gayet iyi durumdasın,bir şeye ihtiyacın yok ama özel büroma gelirsen..." diyeni görmedim.Mesaiye geç başlayıp erken çıkan da yok, alkış.
Kızımı oyalamaya çalışıyorum bir yandan bunları yazarken, bir dergiyi lime lime etti, her parçasını ağzına atıyor, ben olmaz diye alıyorum. En sonunda ufak bir parçayı yuttu, olacağına bak. Bir yığın da öğütülmüş kağıdımız oldu. Biz oynayalım anne-kız biraz, görüşmek üzere! 

Şal; İpekevi
Hırka; Salı pazarı
Etek; Şanlıurfa


21 Mayıs 2012 Pazartesi

Yağmur ve Bebe Yaka Bluz

Bu resimler bol yağmurlu bir İstanbul gününde çekildi. Nisan yağmurları meşhurdur ama Mayıs bitecek sağanak yağışlar, sel götüren yerler, hayrolsun! Siz de "yaz gelsin sıcaklardan şikayet etmeyeceğim Allah'ım" diyenlerden misiniz? Cuma akşamı dışarı çıkma planlarımız sağanak yağış ve bol gök gürültüsü sayesinde suya düşünce size yeni fotoğraflar çektiremedim, ara biraz uzun oldu. Yani dışarı çıkamadığıma değil bloğa fotoğraf çektiremediğime üzüldüm yalnış anlamayın.
Dikiş maceramda en çok beğenilen parça bu kalpli bluzdu. Ben de çok severek giyiyorum ama daha önce fotoğrafını çektirememiştim, bugüne kısmetmiş. Yakasını ve tiril tiril kumaşını özellikle seviyorum. Dikiş merakı çekirdek yemek gibi galiba, başlayınca duramıyorsun. Yeni modeller çok yakında, bu blogda.
Bu şirin şemsiye teyzemin prenseslerinin, teşekkürü bir borç bilirim. Gördüğünüz gibi şakır şakır yağmur yağınca, kapının dibinde çekildik, eşim de fotoğrafçılığı bayağı ilerletti sayemde. Bir meslek sahibi daha yaptım onu, teşekkürler! Televizyona çıkınca bütün kasaba eşrafına teşekkür edenlere benzedim.
Şemsiyenin pembesi de pek açtı, o tonlarla da kombin edilebilir böyle bir bluz görüyorsunuz. Ve aynı renkte etek de güzel olur, belki farklı kombinlerini de koyarım ilerde.
Twitterda bahsetmiştim, cumartesi 3-4 saat viaportta dolandık, eşimin alışverişi gelmişti de. Benim için çok keyifliydi, yalnız olmadığıma sevindim. Yılda bir iki kere de olsa onu böyle mağaza mağaza sabırla ve istekle dolaşırken görmek güzel, haha.

Herkese güzel bir hafta dilerim!

Şal; İpekevi su yeşili
Bluz; Serpil collection:)
Etek; Batik




15 Mayıs 2012 Salı

Maxi Etek - Ceket Gezmece

Bu fotoğrafları çekeli bir hafta oldu aslında. Havanın soğumasını fırsat bilip, ne zamandır giyemediğim ceketimi giymiştim. Uzun bir ceket arıyordum, renk ve tasarım olarak farklı seçenek yoktu, bunu almıştım bende. Aslında biraz erkeksi duruyor, maskülen mi diyelim. Ben de bu aralar çok kullandığım kemerlerimden biriyle giymeyi tercih ettim, daha yumuşak bir hava verdi. 
Eşime alışveriş yapmaya optimuma gitmiştik, yanlış okumadınız. Onun için gitsekte ben çaktırmadan bayan reyonlarına şöyle bir göz atıyordum. İstediği gibi bir şeyler de bulamadı. Ben de bu ara outletlerdense diğer avmlerin indirimlerinden alışveriş yapmalı diye düşünüyorum. 
Biliyorsunuz geçen sene mart ayında başlayan ve 40 gün süren İstanbul Alışveriş Festivali bu sene Haziran 9 - 29 arası 20 gün olacakmış. Gerçi zaten indirim dönemi başlıyordu Haziran'da. Sık sık alışveriş yapmam aslında, bebek de olunca öyle çıkıp çıkıp dolanamıyorsun, iyi de oldu. Kendime 2- 3 aylık aralar verdim hep bu sene. Haziran'da da 2,5 ay falan olmuş olacak, bakalım..
Balon kovalayan ben. Asya da buz pistindeki minikleri seyre dalmış. Aşağıda kızımın yürüyen merdivenlerden inişini görüyorsunuz. Ben tek başıma böyle indirip çıkarmaya cesaret edemediğim için 10 dakika asansör beklediğimi bilirim. Maalesef insanlarımız düşünmüyor. Eşim de böyle bir çözüm buldu. 
Dudaklara bakar mısınız? Bu aralar pek seviyor bu hareketi. Otobüste gördüğü abilere yapmasa daha iyi ama. Yemek yedikten sonra biraz başıboş dolandı ortalıkta. Hiç arkasına bile bakmıyor. Herkese bir gülücükler, bir dudak büzmeler,işini biliyor cimcime.

Şal İpekevi,
Ceket Mango, 
Kemer Forewer New,
Eh eteği de teyzem dikmişti biliyorsunuz.

Saat 11.15 olmuş, kalkalı 3 saat oldu ama daha kahvaltı yapamadım. Bana afiyet olsun! 

17 Nisan 2012 Salı

Haftasonu Gezisi ve Buyaka AVM

Pazar günü güzel ama çok rüzgarlı bir hava vardı. Bebekli olunca  nereye gidebiliriz diye iki kere düşünüyorsun. Yürümeye başlasa da 0-2 yaş grubunu bebekten sayabiliriz değil mi?:)


Ümraniye Meydan'a gitmeye karar verdik, hem açık hem kapalı alan, İkea'yı  da gezeriz dedik ayrıca. Yeni açılan Buyaka avm'nin hemen İkea'nın dibinde olduğunu bilmiyordum. Güzel olmuş tabi bir taşla üç kuş ama Meydan'ın kalabalığını da bayağı arttırmış.


Palladium'a alternatif bir yer olmuş diyebilirim, gayet büyük bir yer ve çok şık mağazalar var. Sizi bilmem ama ben çoğunu sezon sonunda ziyaret etmeyi düşünüyorum.


Anne kız kombinimiz! Bu da minik kızımın dışarıda ilk adımları:) Tam anlamıyla yürümeye başlayalı on gün falan oldu. Ama arabasında gezdirmeye çalışıyorduk hep. Bu cici spor ayakkabıları Buyaka e-bebekten aldık. Arabada gezdirmeye devam mı etseydik acaba!:) Kızım kafasına göre dolaşıp, istediği mağazalara dalmaya başladı, ipadlerin önünde duruyordu bir ara:)

Yemeğimizi Green Salads da yedik. Burayı Airport Avm'de keşfetmiştik, annanemleri ziyarete Büyükçekmece'ye gidişlerimizde. Çok beğenmiştik ve sadece Bakırköy'de şubeleri olduğunu öğrenince üzülmüştük. Buyaka'da görünce nasıl sevindiğimizi tahmin edin.

Bu tabak 12 lira. Bir çok menüye göre güzel bir salatası var , ayrıca erişte tavuk ve kırmızı etten oluşuyor. Erişte ve tavuğun sosu inanılmaz lezzetli. Siz de dışarda ne yesek diye uzun uzun düşünenlerdenseniz, mutlaka deneyin, farklı çeşitleri de var.


Ne giydim kısmına gelirsek; doğum günü hediyelerim bazıları. Gidip deneyip, kendisi beğenerek hediyesini alan var mı aranızda benim gibi?:) Örneğin bu ayakkabılar Hotiç'ten öyle alındı, teşekkür ederim abicimm.
Bir de daha önce de söylemiştim, bir şeyi sevince uzun süre giyme eğilimim var. "Üniformamı giydim" diye takılıyorum öyle zamanlarda. Bu ayakkabı ve çantanın da başına aynı şey gelebilir korkarım ki.